Kilo Almanın Sağlıklı Yolu Tibet Mayası - Dr. Erdoğan ZAİM

Tibet Mayası

Ben Çin'de çalışırken orada öğrendiğim, gördüğüm bir maya türü var.
Bunun menşeyi tibettir. Tibetli din adamları tarafından keşfedilip üretilmiş olan bir mayadır.
Bunun bana şifa iksiri olduğunu söylemişlerdi, orada yaşayan insanların sağlıklı ve uzun ömürlü olduklarını tespit etmiştim.
Halkın çoğunda kronik hiçbir hastalık yoktu. Herkes sağlıklı ve dinçti hayat ortalaması da 100 yaşı civarında idi. Bunun sebebinin bu şifa iksiri olduğunu söylüyorlardı.

Bunun adı probiyotik aktif tibet mayası.
Bildiğimiz orta asya ve kafkas kaynaklı kefir mayası gibi sütten mayalanıp ayran şeklinde bir içeçek gibi kullanılır.
Ama kefir ayranı ile içeriği yönünden çok farklıdır, azalan özelliği vardır ve üç aylık ömrü vardır, kesinlikle kefir gibi çoğalmaz aksine azalır.
Sütü mayaladıktan sonra içinde şunlar oluşur: (aynen pastaneye un, yağ şekerin girip bir sürü ürün ortaya çıkması gibidir)
Allah her derdin dermanını ve şifasını da vermiştir, bunu unutmayalım.
Bu maya doğal taze süt ile mayalanır, mayalanmış ayran benzeri ürünün içinde şunlar vardır:
Sfingomiyelin, triptofan, fenil alanin, trozin, lösin, izolösin, treonin, metiyonin, sistin, lizin, valin, kalsiyum, fosfor
Magnezyum, potasyum, sodyum, klor, demir, bakır, molibden, çinko, mangan, betakaroten.
A,D,E,K,B1,B2, B3 (pp vitamini) B6, B8 (biyotin ) B12, folik asit, pantotenik asit, linoleik asit, niasin C vitamini.
Selenyum türevi, katalaz, fosfalipitler, iyi kolesterol, yararlı bakteriler.
Anti oksidanlar, antibakteriyeller, antibiyotikler.

Bu maya 86-90 gram kadardır. Bir kişilik dozu vucudun ihtiyacı olan mineralleri oluşturur tamamen doğal minerallerden oluşur ve bünyeye zararı yoktur.
Tamir yapıcı özelliği vardır. Miyelin tamiri yapar.
Mide, bağırsak florasını temizler ve besinlerin bozulup çürümesini önler.
Sindirimi çok hafiftir mideyi yormaz serum gibi daha çok bağırsaklardan kana karışır
İnsan vucudunda bulunan organların zayıflıklarını giderir fonksiyonlarını düzenler
Çok özelliği var tek tek yazacağım.
Şunu bilelim bu mayanın tedavide mucizevi etkileri vardır.
Tedavi bir bütündür öncelikle kişinin beslenmesi düzenlenmesi gerekir hangi besinler o kişinin bünyesi ile uyumludur bu bilinmelidir.
Tibet mayası diğer kefir türlerinden tamamen başkadır, öncelikle çoğalmaz bütün enerjisini süte verir ve zamanla azalır.
Tibet mayası harici, diğer kefir türlerinin alkol özelliği vardır, zamanla karaciğere zarar verir. Tibet mayasının böyle bir yan etkisi yoktur. Aç karnına içilirse tok tutar, kilo verdirir.
Tok karnına içilirse besinleri yararlı hale getirir kilo aldırır
Bu maya kronik hastalıklarda son derece faydalıdır.
Tüm kronik hastalıklarda kullanılır. Biz ms de eksik mineralleri yerine koymak ve miyelin yapıcı özelliğinden ayrıca meydana gelmiş tahribatların tamiri için kullanmaktayız. Kanser hücrelerine karşı savaşta çok etkilidir. Şekerin hasarlarını tamirde tek silahtır.
Maya benim araştırma ve çalışmalarım sırasında karşılaştığım Allah'ın bir mucizesidir.
Sadece tibet rahiplerinde vardır, üretilemediği için tibetten getirmek mecburiyetindeyim. Türkiyede hastalarıma tedavi sırasında kullandırmaktayım.
Benim ordaki budist hekimlerle çalışmam sırasında bana bu imkan sağlandı.
Benim bahsettiğim maya 86-90 gram kadardır bir kişilik dozdur, üreyip çoğalmaz karnıbahara benzemez.
Doğal tuz kristali gibidir mayalanması kefir gibi yapılır tahta kaşık kullanılmalıdır.
Maya konusunda önce hastalığın seviyesini ve durumunu tespit etmek lazım ondan sonra maya kullanılmalıdır.
Tibet mayası ms hastaları için çok faydalıdır, çünkü yaptığı miyelin tamiri ve eksik mineral ve vitaminleri yerine koyması açısından olmazsa olmaz bir ilaçtır mutlaka kullanılmalıdır.

1- Kalbi besleyip damarlardaki kötü kolesterolü parçalar ve vucuddan atılmasını sağlar yani kolestrol ilaçlarına gerek kalmadan kalıcı bir 3 aylık tedavi ile bu sıkıntıdan kurtulabilirsiniz
2- Karaciğer dalak ve bağırsaklardaki salgı bezlerini iyileştirir yani ne demek şeker hastalığı için kan hastalıkları için ve barsak salgı ve enzimlerini düzenleyici tedavi ve tamir edici özelliği vardır
3- Safra kesesini iyileştirir safra kesesi yollarını ve on iki parmak bağırsağını tamir eder onarır iyileştirir.yani safra taşı olşumunu önlediği gibi mevcut çamuruda temizler oniki parmak bağırsağındaki yıpranma ve yaraları tamir eder heliko bakter pilori üzerine antibiyotik ve anti bakteriyel özelliğinden dolayı çok etkilidir.
4- Safra kesesi taşlarının parçalanmasını sağlar ve dökülüp atılmasını kolaylaştırır bunu taşların yapısındaki yağ asitlerini bozup parçalayarak yapar bu etkisini kötü kolestrol dediğimiz yapıyıda aynı şekilde parçalar.
5- Mide ve bağırsaklarda oluşan ülseri ve iltihapları yani gastriti iyileştirir ve normal sağlığına kavuşmasını sağlar
6- Doğal antibiyotik özelliğinden dolayı kanda ve organlarda bulunan iltihapları temizler yani yüksek lökosit düzeylerini altta yatan nedeni tedavi ederek düşürür
7- Akciğer veremi ve kanserini tedavi edici özelliği vardır yani hem tüberküloz mikrobu üzerine etkili, hemde akciğer kanserini yok edici özelliği ve tahrip olan dokuyu tamir edici özelliği vardır.
8- Kanser denilen ca durumunda önce gelişmesini durdurur sonra yayılmasını engeller ve hasar gören dokuların iyileşmesini temin eder bunu içinde barındırdığı vucudun ihtiyacı bulunan eksik veya hasar görmüş maddeleri yerine koyarak yapar.
9- Erken yaşlanmayı önler olağan üstü hücre yenileyicidir ve anti oksidandır yani insan vucudunda sürekli hücreler yenilenir
Kemik deri kan kalp kas hücreleri sürekli yenilenirler bu yenilenmede doğru ham madde verilirse olağan üstü hücre yenileyici olur.
Doğal antibiyotik baktirisid özelliğinden dolayı oksitlenmiş yani kanser hücresi olmaya aday hücreleri fagosite ederek yok ederler
10- Vücuttaki serbest radikallerin nötralize edilmesinde etkilidir önce saydığım özelliklerinden dolayı
11- Sinir sisteminin beslenme ve tamir işlemini yaparak sinir sisteminden kaynaklanan çeşitli hastalıkların ortadan kaldırılmasını sağlar
İşte biz ms de bu özelliğinden de yaralanacağız
12- Yorgunluk ve stresden kaynaklanan fiziksel zayıflıkları giderir kronik yorgunluk durumunun ortadan kaldırılmasında etkilidir
13- İnsan vücuduna gerekli olan önemli vitaminlerin ve yaşamsal maddelerin yaklaşık olarak % 70 nin mevcut olmasından dolayı tek başına oldukça güçlü ve sağlıklı bir gıda sayılır.çocukların hatta bebeklerin gelişiminde destek olarak verilebilir.
14- İnsan vücudunda bulunan organların zayıflıklarını giderir ve işlevlerini düzenler bunu organ salgıları tamir mekanizması ve kan akışını düzenleyerek yapar.
15- Mide barsak florasını düzenler normalde bağırsakta 500 çeşit flora dediğimiz mikroplar yaşar bunlar bizim lehimize çalışırlar bunlar yanlış ilaç kullanma hastalıklar yanlış açlık rejimleri az su içme gibi sebeplerden dolayı azalır yok olurlar bir insanda toplam 1.5 kilo flora mikrobu bulunur sadece bağısaklarda en bilineni e koli basilidir.
16- Kabızlık hastalığı için olmazsa olmazdır
17- Kilo almak isteyenlere çok faydalıdır tok karnına içilirse kilo alınır aç karnına içilirse tok tutar zayıflatır
18- Emziren kadınlarda sütü kalitelendirir ve miktarını çoğaltır.
19- En önemli faydalarından biride kemik erimesini durdurur ve tedavi ederyani osteoporozun tek doğal ilacıdır.kesinlikle ortadan kaldırır
20- Yaşlıların yatalak hastaların vaz geçilmez ilacıdır ameliyat sonu yara iyileşmesini hızlandırır kemik kırıklarında doğal kalsiyum ve
Hücre yenileyici özelliğinden dolayı iyileşmeyi hızlandırırben meme kanserinde çok başarılı sonuçlar aldım
Tibet mayası 86 -90 gram kadar bir dozdur 3 aylık kullanım dozuduriyi taze günlük sütle yapılırsa ömrü dahada uzar 
Bir dozluk maya 3 ay ile 6 aya kadar ömrü uzar hava sıcaklığı muhafazası çok önemlidir hastalıklara göre içim miktarı vardır  hastalıklara göre mayalanma süreside ayarlanır.
Normalde günde 1 litre içilir, ayran tadındadır çok besleyicidir. Gün içinde parça parça da içilebilir.

0 yorum:

Dr. Erdoğan ZAİM - Geleneksel Tıp Hekimi

DR.Erdoğan ZAİM
Geleneksel Tıp Hekimi

İlköğrenimini Aksaray Mahmudiye ve Oruçgazi'de okudu. Pertevniyal Lisesi'ni bitirdi. 1989 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirerek doktorluk hayatına başladı. Bir müddet Erzurum araştırma Hastanesi'nde çalıştı. Mecburi hizmetine 1991 Yılında Mardin Verem Savaş Dispanseri'nde baştabiplik görevlerinde bulundu. 1993 yılında kendi isteği ile Tekirdağ Malkara ilçesi Balabancık Beldesi sağlık ocağına tayin oldu. Malkara'nın Sağlamtaş ve Kozyörük beldelerinde çalıştı. Malkara ilçesine ilk özel polikliniği kurdu. Tekirdağ il merkezine ve Şarköy ilçesine poliklinik kurdu. Edremit'in Zeytinli kasabasına sağlık polikliniği kurdu. (170 kişiye yakın hemşire ve doktor çalıştırdı.) Askerliğini 1993 yılında Sinop Ayancık Hava Radar Üssü'nde Tabip Er Olarak Tamamladı. Devlet Görevinden 1998 yılında kendi isteği ile istifa ederek yurt dışına uzmanlık eğitimi almaya gitti. Uzmanlık eğitimini Rusya'da iç hastalıkları ve lazer tedavisinde aldı. 1998 yılında Pekin Geleneksel Tıp Akademisi'nden yüksek lisansını başarıyla tamamlayarak uzmanlık belgesini aldı. Çin'de ayak masajı konusunda uzun süreli eğitimler aldı ve çalışmalar yaptı. İnsan vucuduna yerleşmiş ben'ler ve organ sistemleri ile olan ilişkileri üzerine çalışmalar yaptı. Çin Masajı ve Akupressör Masaj sertifikası aldı. Çin Shantou'da Refleksoloji konusunda eğitim aldı. Sujok Akupunkturu (Kore Akupunkturu) üzerine Rusya'da eğitim aldı. Rusya'nın Varonezh şehrinde cilt hastalıkları üzerine eğitim aldı. 2011 yılında dünya akupunktur kongresi çalışmalarına katılarak Antalya Kemer'de sertifika aldı. Ankara Gazi üniversitesi Eczacılık Fakültesi Prof.Dr. Ekrem Sezik hocadan farmakognozi konusunda eğiim alarak fitoterapinin temellerine giiş konusunda sertifikasını aldı. Gazi Hastanesi'nde modern tıbbın bütün dalları ile akupunktur tedavi endikasyonlu hastaların karşılaştırmalı tedavilerinde birebir hastalık tedavi protokolleriine enteraktif olarak katıldı. Gazi Üniversites'nde Prof.Dr. Cemal Çevik hocadan akupunktur uzmanlığı ve sağlık bakanlığı onaylı sertifikasını aldı. Gazi Üniversitesi Anesteziyoloji bölüm başkanı Prof.Dr. Kadir Kaya'dan kardiyopulmoner ressüsitasyon konuusnda eğitim aldı. Alman Nöral Terapi enstitüsü Zann'da 3 yıllık Nöral Terapi eğitimini tamamladı. Bulgaristan Varna Üniversitesi Prof.Dr. Todor Todoroff' tan manüel terapi konusunda 3 yıl eğitim aldı. Kaslarla ilgili post isometrik relaksasyon konusunda Varna üniversitesinde eğitim aldı. Çeşitli şehirlerde konferanslar verdi. hastalıkları ve verem konusunda eğitim ve sertifika aldı. Türk Tabipler Birliği 2 Dönem işyeri Hekimliği eğitimlerini aldı. Sigara bırakma konusunda halkı aydınlatıcı çalışmalar yaptı. Tütün kullanımı sonucu oluşabilecek hastalıklar konusunda halkı bilgilendirici çalışmalar yaptı. 2002 - 2004 - 2006 - 2008 yıllarında istanbul Tüyap, İstanbul Marmara, Cerrahpaşa oditoryumu ve Antalya'da düzenlenen ulusal kongrelere katıldı. 3 yıl Tekirdağ yerel televizyonu kanal 59 da "Hayatın Sırrı" isimli sağlık programı yaptı. Rusya ve Tibet'te Kefir konusunda çalışmalar yaptı. (Hastalarına yurt dışından getirdiği orjinal Kefir mayası ile özel tedavi uygulanıyor.) Osmanlı Tıbbı üzerine araştırmalar yapıyor ve oradaki bilgiler ile günümüz modern tıbbını sentezleyerek tedavi seçeneklerini geliştiriyor. Kanser dahil çoğu çözümsüz hastalıkta bitkisel destekli tedaviler uyguluyor. Hirudoterapi (sülük tedavisi) üzerine eğitim aldı. Amerikan alternatif tıp bilimleri dekanı Jeffrey Darın tarafından Japon akupunkturu Çocuk Akupunkturu, Ortopedik Akupunktur üzerinde eğitim aldı. 2008 Yılında Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen Aile Hekimliği kursuna katılarak sertifikasını aldı. İnsan vucudunun işleyişi ve Dua'nın iyileştirme etkileri ile ilgili çeşitleri araştırma ve çalışmalar yapıyor. Çörekotu yağı ve siyah üzüm çekirdeği yağının faydaları üzerinde çalışmalar yapıyor. Kekik bitkisinin tansiyon ve kan dolaşımı üzerine etkileri hakkında araştırmalar yapıyor. Bilimsel Nöral Terapi Derneği , Akademik Akupunktur Derneği, İstanbul Akupunktur Derneği, Tamamlayıcı Tıp Derneği, Amerikan Hawaii Akupunktur Derneği, Almanya Nöral Terapi Derneği, Tamamlayıcı Tıp Derneği üyesidir. Halen Geleneksel Osmanlı ve Türk Tıbbı, Fars Tıbbı, Uzak Doğu (Çin ve Tibet) Tıbbı, Rus Tıbbı konusundaki çalışma ve araştırmalarına devam etmektedir. Aynı zamanda Rusya, Uzakdoğu,Suudi Arabistan'da yaptığı araştırmalar, Osmanlı Saray ilaçları iyileştirme yöntemleri üzerine yaptığı incelemeler sonucu Diyabet (şeker hastalığı) tedavisi konusunda elde ettiği bilgi ve birikimleri tedavilerine yansıtmaktadır. Halen geleneksel tıp açısından romatizma hastalıklar ve tedavisi hakkındaki kitabını hazırlamaktadır. 

Kişisel web adresi: www.erdoganzaim.com

0 yorum:

Şeker Hastalığı Tedavisi - Şeker Hastalığına Ameliyatsız Çözüm Vardır - Bu Hastalık Kader Değildir

Şeker Hastalığı Tedavisi - Şeker Hastalığına Ameliyatsız Çözüm Vardır - Bu Hastalık Kader Değildir

Şeker hastalığı sindirim sisteminin uygunsuz gıdalarla karşılaşmasına bağlı pankreas yorgunluğu ve karaciğer bozukluğu sonucu oluşan bir hastalıktır. Şeker hastalığının oluşmasına bağlı vücutta başka rahatsızlıklarda ortaya çıkar; kalp krizinden böbrek yetmezliğine, hiper tansiyondan ereksiyon bozukluğuna, görme bozukluğundan aşırı sinirlilik hali görülebilir. Şeker hastalığı en büyük tahribatı damar sistemi üzerine yapar. Damar üzerindeki hasarlar gerekli kanın ulaşmasını engeller organ hasarları meydana getirir. Beslenemeyen bir sinir sistemi ağı vardır. Yani tüm vücut etkilenmiştir. Çok ciddi sonuçlara doğru ilerleyen bir hastalıktır. Tedavisi vardır. AMAÇ; kan şekerini düşürmek değil, pankreas ve karaciğeri tekrar çalışır hale getirmektir. Tedavi süresi 3-6 ay arasında değişir. Bu süre kişinin bağışıklık sistemine, şekerin vermiş olduğu hasarlara, genetik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına bağlıdır. Tedavi kişiye özel uygulanmalıdır. Hasta kişi tüm yönleriyle ele alınmalıdır. Önce beslenmesi düzeltilir sonra Kara Safra'dan arındırılır daha sonra tamir yapılır. Tamir; moder tıpta yoktur. Modern tıp yalnızca şikayetleri bastırmaya yönelik tedavi uygular, sonuç almak gibi bir hedefi yoktur. Ömür boyu ilaç kullanmayı tavsiye eder. AMA; şeker hastalığı başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.

Şeker hastalığının tedavisi, kan şekerini düşürmekle oral anti diabetikler ve insülin kullanmakla olmaz. Bunlar geçici uygulamalardır. Örnek: sivri sinek sürekli geliyor, sen bu sivri sinekle sürekli mücadele ediyorsun. Ama bu sinekler nereden geliyor, kaynağı nedir? İşin kaynağına inmedikçe sivri sinekle uğraşır durursun. Hedef; sineklerin geldiği kaynağı da kurutmak değil, o kaynağı oluşturan sebepleri ortadan kaldırmaktır. Şeker hastalığının tedavisinde hedef; kan şekerini düşürmek değil, bu şekeri yükselten sebepler ve şekerin ortamdan niçin uzaklaştırılamadığıdır. Ve sorun kaynağı pankreas değil karaciğerdir.

Dr. Erdoğan Zaim'i kendi web sitesinden araştırabilir, hastalıklara yaklaşım tarzını inceleyebilirsiniz... www.erdoganzaim.com/seker-hastaligi.html veya www.seker-hastaligi.org www.sekerhastaligi.com.tr


Tavsiyeler

  • Tedavi edilebilir bir hastalıktır. En önemli şey uygun beslenme kurallarına uymaktır.
  • Alışkanlıklar çok önemlidir. Beslenme, uyku, ilaç, alkol gibi.
  • Uykusuzluk şeker hastalığına gidişi hızlandırır.
  • Karaciğer hastalıkları şeker hastalığının baş sebebidir. Aşılar; hepatit, siroz, aşırı ilaç kullanımı.
  • Stresli bir yaşam sürme, şeker hastalığına zemin hazırlar.
  • Hızlı yemek yemek ve az çiğnemek pankreası yorar, çünkü sindirim ağızdan başlar.
  • Karışık gıdalarla beslenme şeker hastalığına gidişi hızlandırır.
  • Aşırı meyve tüketimi ile fruktoz meyve şekeri, bu hastalığa gidişe zemin hazırlar.
  • Trans yağ kullanımı, kavrulmuş kuru yemişler, kızartmalar şeker hastalığının sebeplerindendir.
  • Glisemik endeksi düşük gıdaları tercih etmeliyiz. Yani yediğimiz gıdanın kana geçiş hızı yavaş olmalıdır.
  • Fruktoz meyve şekeri ve hamurlu gıdalar insülin direnci oluşturur.
  • HbA1C değerinin yüksekliği insülin direncini gösterir.
  • Şeker Hastalığı sürekli hasarlarla ilerleyen bir hastalıktır. Her hasta farklı bir evrededir, ona göre değerlendirmek gerekir.

1 yorum: